ÖNSÖZ
Bu çalışmanın oluşumuyla ilgili ilk düşünceler 1993 yılına rastlar. Şeyh Said Vakfı’nın kurulması amacıyla çalışmalarda bulunurken, “1925 Direnişi” ile ilgili araştırma içine girmiş, ancak Ayaklanma’yı derli-toplu ele alan herhangi bir yazılı metine rastlamamıştım. Yazılı metinlerde birçok bilgi, belge eksikliğinin yanı sıra; çarpıtmalar, çelişkili bilgiler beni bu konuyu daha farklı yöntemlerle araştırmaya yöneltti. Ayaklanma’ya önder düzeyde katılanların torunları, çocukları ya da Ayaklanma’ya tanık olanların anlatımlarına dayanan bu çalışmalar, çoğu kez yetersiz ve kimi olayların hikâye tarzında anlatımından öteye gitmiyordu.
Siyasal nedenlerle tutuklanıp Sağmalcılar Cezaevi’ne geldikten sonra bu konuya yeni baştan eğilme ihtiyacını duydum. Farklı nedenlerle, konu hakkındaki çalışmalara 1997 yılı sonlarında başlayabildim. Bu esnada Şeyh Said’in oğlu Şeyh Ahmed Efendi ile görüşmem, çalışmaya daha yoğun yönelmem için önemli bir etki bir etkendi.. Materyal temininde yaşanan sorunlar çalışmanın sürece yayılmasını beraberinde getirdi.
Ön hazırlık aşamasından sonra çalışmanın kaleme alınmasına 15 Ağustos 1998’de başlandı. Belli aralıklarla süren çalışma dört aylık bir zaman diliminde yayıma hazırlandı.
Bugüne kadar üzerinde çok şey yazılmasına rağmen, çarpıtma, eksik anlatımlarla aktarılmaya çalışılan 1925 Direnişi’nin temel nedenlerini, gelişim evrelerini ve sonuçlarını ele almaya çalıştığımız bu eser de, kuşkusuz Ayaklanma’nın tüm boyutlarını açıklamaktan uzaktır. Ancak genel hatlarıyla Ayaklanma’yı ortaya koyabildiysek, kendimizi başarılı addedeceğiz.
Ayaklanma yöresini dahi görmeden, tanımadan; gelişim koşullarını dikkate almadan bir çok araştırmacının Ayaklanma’yı ele almaya çalıştığı gerçeği göz önüne alındığında, o topraklarda doğup büyümüş ve Ayaklanma’ya katılanların torunlarının ilk defa Ayaklanma’yı ele almasının da ne kadar anlamlı olduğu açığa çıkacaktır.
Yine Şeyh Said’in veya Ayaklanma’ya önderlik edenlerin torunlarının Ayaklanma’ya dair çok şeyler söyledikleri halde, Ayaklanma ruhunu, düşüncesini ve eylemini göz ardı ederek siyasal ve sosyal yaşamlarına yön vermeleri karşısında, bu ruhun, düşüncenin ve eylemin hatırlatılması gerekiyordu. Ayaklanma’yı, Ayaklanma’nın yarattığı saygınlığı kullanarak kişisel, ailesel ve örgütsel çıkar sağlamayı ve bunu yaparken de Ayaklanma’nın gerçeği ile çelişmeyi gözler önüne sermeyi amaçladık.
Bu çalışma aynı zamanda kolektif bir emeğin ürünüdür. Bilgi, görüş ve değerlendirmeleriyle bize güç katan tüm arkadaşlara bu vesileyle teşekkür ediyoruz.
Felat Özsoy | 12. 01. 1999
Yazarlar hakkında kısa bilgiler:
Felat Özsoy, 1974 Çewlik (Bingöl) Merkez Çilkanî (Yeniköy) doğumludur. İlk, orta ve lise eğitimini Çewlik de tamamlayan Felat Özsoy Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji bölümünü siyasal nedenlerle 1992yilinda yarıda bırakmak zorunda kaldi. 1995 yılında Siyasal Faaliyetleri nedeniyle İstanbul’da tutuklandı ve 2004 yılı sonlarında Bursa Cezaevinden tahliye oldu. Cezaevinden başladığı İşletme Fakültesinden 2006 yılında mezun oldu. Siyasal ve yazınsal çalışmalarına devam eden Özsoy 2014 te Kurulan Şeyh Said Derneği kurucu üyesi olup 2021 yılına kadar Genel Sekreterliğini yaptı. 2021 yılından beri Almanya’da yaşayan Özsoy evli ve 2 çocuk babasıdır.
Tahsin Eris, 1968 yılında Bingöl de dünyaya geldi. İlk, Orta ve Lise öğrenimini Bingölde tamamladı. Lise yıllarından sonra İstanbul a göç etmek zorunda kaldı. Kürt siyasal hareketindeki faaliyetlerinden dolayı 1995 yılının başında tutuklandı. Cezaevinden uzun tutukluluk hali ihlalinden yararlanarak 2005 de tahliye edildi. Bir süre Esmer Dergisinde çalıştıktan sonra 2007 de yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. İsviçre de mülteci olarak yaşamaya devam etmektedir.